8.1

Mr. Smith Goes to Washington

Mr. Smith Goes to Washington

  • Fragman
  • Full HD İzle
  • Yedek Sunucu
Kaynaklar
Mr. Smith Goes to Washington posteri
8.1

Mr. Smith Goes to Washington

Mr. Smith Goes to Washington

  • Yapım Yılı 1939
  • Film Süresi 129 dk
  • Ülke United States
  • Film Dili Türkçe Dublaj ve Altyazı
KategoriKomediDram
Saf bir gençlik lideri, ABD Senatosu'ndaki bir boşluğu doldurmak için atanır. İdealist planları, kısa sürede hem ülkesindeki yolsuzlukla hem de Washington'daki kahramanının entrikalarıyla çarpışır, ancak karakterine yönelik saldırılara rağmen ilerlemeye çalışır.

Hakkında Mr. Smith Goes to Washington

Frank Capra'nın yönettiği 1939 yapımı Mr. Smith Goes to Washington, Amerikan sinemasının en etkileyici politik dram ve komedi filmlerinden biridir. James Stewart'ın unutulmaz performansıyla canlandırdığı Jefferson Smith, saf ve idealist bir gençlik lideridir. Bir senatörün ölümü üzerine, siyasi bir makinenin kuklası olması beklenerek ABD Senatosu'na atanır. Ancak Smith, Washington DC'nin kirli siyaset dünyasına dair masumiyetini korur ve bir çocuk kampı için federal fon talep eden bir tasarı sunar.

Bu basit ve dürüst girişim, kısa sürede eyaletindeki güçlü ve yozlaşmış siyasi patron Jim Taylor (Edward Arnold tarafından oynanmıştır) ile çatışmasına neden olur. Smith, senatör koltuğuna getirilmesini sağlayan kıdemli senatör Joseph Paine (Claude Rains) tarafından bile ihanete uğrar. Paine, bir zamanlar idealist bir adam olmasına rağmen, gücü korumak uğruna ilkelerinden ödün vermiştir. Gazeteci sekreter Saunders'ın (Jean Arthur) yardımıyla Smith, sisteme karşı tek başına, usanmadan bir filibuster (uzun konuşma) yaparak mücadele eder.

Film, demokrasi, bireyin gücü, yolsuzluk ve siyasi ideallerin çarpışması gibi evrensel temaları işler. James Stewart'ın performansı, samimiyeti ve kararlılığıyla izleyiciyi derinden etkiler. Capra'nın yönetimi, hiciv ve duygu dengesini ustalıkla kurar. Mr. Smith Goes to Washington, sadece döneminin değil, tüm zamanların en güçlü siyasi filmlerinden biri olarak kabul edilir. İdealizmin gücüne ve bir insanın değişim yaratabileceğine dair dokunaklı ve ilham verici bir hikaye sunar. Günümüz siyasi ikliminde bile geçerliliğini koruyan bu klasik, her film severin izlemesi gereken bir başyapıttır.